71 kişi kendisini tutuyor, 0 arkadaşı var.
-ahaha peki efendim siz büyükler naparsınız? pek bi mutlu pek bi kendi halinde ve umutlusunuz sanırım xD
sabahtan akşama kadar yarın için koşturup dururken yeni hayallere yer kalıyor mu hayatınızda?.. eğlence anlayışınızda neler değişti? önceden de çayır çimen açık hava derdiniz...
ah siz büyükler hiç bi zaman hayallerinize ulaşamadığınızı sanıp hayal kırıklığı yaşarsınız. 'ben hiçbir şey değilim' derken ben, aslında ne kadar basit dediğimi, hiçbir imada bulunmadığımı yalın olduğumu görmezsiniz. ama işin kötü tarafı size bunu anlatmak için büyüyüp sizin gibi olmam gerekecek. çok şey değişti evladım çok şey, artık eskisi kadar genç değilim...
hahaha :) sözcüklerle oynama ve oyalanma zamanı da geçecek. hatta geçti bile. nasıl da zavallıca geliyor edebiyat parçalamak yaşam üzerine.
kendinden gitme cadı... kaç nefes al, uç, iç ye uyu kendini kandır zamanları ve mekanları tara. kendinde ol sayın bayan....
gittiğini sanırsın.gitmek ; bir yanılgıdır bu. kasabanın delisi Tolga'yla otobüste yan yana oturup muhabbet etmek...
gitme gerekliliğinden değil de, kalamadığımdan giderim ben.. ruhum daralır canım sıkılır gitmek iyi gelir..
bir uçurumdan diğer uçuruma sürüklenirken, bir fahişenin elinde altıpatlar ve dünden kalan gri havayı solumaktai soluksuz yaşarken.. hikayelere inanmyalı, cocuklugunda annesinin süpürgeyle kafasına vurdugunda öğrendi. hayatı yoluna koymak boş ve bir o kadar da anlamsızdı. en cok sevdiği sey, kaldırım taşlarında çizgilere basmadan yürümekti, kendine fahişe ismini takan adamlar bilmezdi, hala da 6 patları elinde tutarken ayak uçlarına bakıp, o sahneyi canlandırdı gözünde. gri bir yol, pis bir hava, amacına ulasmaya calısan insanlardan olusan insan toplulukları.. yaşantılarına amaç edilmiş sistem bozuntuları..dinlediği müziği en güsel yerine gelmişti hep bu sarkıda intihar yaşamı kurardı,severdi bu nakaratında ölümü. yağmurda ölmeliydi sessizce fark ettirmeden, kıyısında baktı denize en sevdiği tepeden. ve bir saliselik dokunuş.. sadece gökyüzü dinledi sesini, deniz aldı o kadını koynuna... düş'm.
nerde miyim :P
nerde olduğumu biliyosun, sanki bilmiyorsun, bilmiyor musun? xD
hahahah :) bilmez miyim. ama ya bildiğim yerde değilsen? kim bilir... ben!
öylesine yaşanan bir dünyada, yaşamın sonlandırılması görevi ölüme verilmişse demekki gerçekten de sonu boşluğa giden şeylerle uğraşıyoruz.
bütün bu eylemlerin amacı ne o halde?
ölümü haketme çabaları mı?
Siz, Baron Bahar, hayatın dehşetini hiç düşünmüyorsunuz
Herşeyiniz var
Otomobiliniz
Yatınız
7 cüceli eviniz
Bonolarınız
Çocuklarınız
Bense, ölümden korkmayacak kadar yalnızım...
(sevim burak /yanık saraylar)
rüzgar esmemeye kararlı görünüyor,ateşse yanmaya. bir türlü ateşkes yapamadım kendimden. ateş oldum yandım, oluş değişme, hareketti arkadaşım. logossa düzeniydi hayatımızın. :)) gecenin şerefine...
kendine gitmek çok uzağa gitmektir belki. burnumuzun ucu bile pek bi "uzak"tır da göremeyiz :)
sabahın köründe sen otobüs beklerken ben bir otobüste seni seyreyledim. ben küllerimden doğdum yeniden. ya sen esiyor musun yine en delisinden...?
ateşin rüzgarın esmesine gereksinimi vardır canlanmak için. rüzgar durursa ateş kendi kendini yer. fırtınaya dönüşürse de söner gider. ama ateş rüzgarla olan oyununda vareder kendini.
üyesi olduğu bir topluluk yok